Kendini ifade edemeyen çocuk
Kendini ifade edemeyen çocuk agresiftir, hırçındır, duygusal ve mızmızdır. Konuşarak kendini ifade edemeyen çocuk, ağlamayı ya da bağırmayı bir çıkış yolu olarak görür. Çocuk kendini olduğu gibi kabul eden bir
Kendini ifade edemeyen çocuk agresiftir, hırçındır, duygusal ve mızmızdır. Konuşarak kendini ifade edemeyen çocuk, ağlamayı ya da bağırmayı bir çıkış yolu olarak görür. Çocuk kendini olduğu gibi kabul eden bir
Sözünüzü dinleyen, mutlu, huzurlu bir çocuğunuz olsun istiyorsanız öncelikle güven duygusunu inşa etmelisiniz. Bunun da zamanı ilk 2 yıldır. Bu süreçte anne her daim çocuğunun yanında olmalı. Henüz göğsünden süt
Yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar, kurallar her evde, sosyal hayatın içinde mevcut. Çocuk bunları ihlal ettiğinde yetişkinler genellikle yapılan kötü davranışla çocuğu bütünleştiriyor. Yani “Bir daha böyle yaptığını görmeyeyim.” ya
Anne babalar çocuk yaramazlık yapıyor diye yaramazlığına sabretmeye çalışıyorlar. Halbuki çocuğun amacı yaramazlık değildir. Çocuklar buyurucu bir iç kılavuzun yönlendirmesi ile insan olma mücadelesi içindedir Örneğin hiçbir çocuk yaramazlık olsun
Dikkat dağınıklığı olduğu söylenen çocuğun en güçlü ilacı, annesidir. Çocuk annesi ile “duygusal yakın” olabildiği kadar, dikkati güçlüdür.” Duygusal yakınlığı kaybeden çocuklarda görülen en belirgin davranış sapması, “hiperaktif yılışıklıktır.” Hiperaktif
Gelişimin en belirgin özelliği, “eşyaya nüfuz etme” çabasıdır. Erken çocukluk döneminden itibaren çocuk, gördüğü her “yeni” eşyayı merak eder, tanımak ister. Çocuğun eşyayı tanıma çabası içsel bir “ihtiyaçtır.” Eşyaya nüfuz
Çocuğuna iyilik yapmak isteyen bir yetişkinin yapacağı en büyük iyilik, onun çocukluğunu yaşamasına izin vermektir. Çocuklarda görülen bütün anormal davranışın temelinde onun çocukluğunun “engellenmesi” vardır. Engelleme, fıtratın önüne geçmedir. Doğal
Bebek annesini kendisinin devamı zanneder, onu her an görmek ister. Annesi bir an gözden kaybolsa kaygılanır ağlamaya başlar, korkar, yalnızlığını hisseder. Birçok anne ise bebeğinin kendisine bu kadar kuvvetli bağlanmasına
İletişimde 3 temas noktası: 1) Ten ile temas- Tenine sıcacık dokunun 2) Göz ile temas- Gözlerinin içine sıcacık bakın. 3) Ses ile temas- Sıcak bir ses tonuyla, yavaş yavaş konuşun.
Anneler çocuklarını güven ve emniyette olduğunu hissettirerek, olduğu haliyle kabul ederlerse; çocuk anneden emin olur. Yanlış yapmaktan korkmaz. Çünkü Bilir ki kızmayacak, Bilir ki vurmayacak, Bilir ki kaşlarını dahi Güven