Dini Eğitim

Çocuğun Dini Eğitimi 1 – Neden dini sorumluluklar 12 yaşında başlıyor?

Çocuklar büyüdükçe fiziksel gelişim gibi duygusal ve zihinsel anlamda da gelişim gösterirler. Özellikle, genelde soyut kavramlar içeren dini konuları algılayabilecek olgunluk seviyesine ulaşmaları, tedricen ve yaratılıştan gelen bir takım yardımcı duygularla olur.

Bu duyguların başında egosantrizm gelir. Egosantrizm; çocuğun çevresini keşfettiği, bu çevrenin kendisi için yaratıldığı inancını taşıdığı ve başka kimselere aldırış etmediği bir dönemdir. Dünya kendi çevresinde dönüyordur. Herkes, dolayısıyla anne ve babası, ona hizmet için vardır. Mesela, istediği bir oyuncak alınmadığında ya da bir isteği yapılmadığında, şaşkınlık yaşar. Bu duygu, yoğun olarak 2/6 yaş arasında yaşansa da, 10 yaşlarına kadar etkisi görülür.

Bu duygunun etkisinde gelişen bir diğer duygu da, gayeciliktir. Bu dönemde, çocuğa göre her şey insanın işine yaramak için yaratılmıştır. Her şeyin hayatta bir görevi vardır. Mesela, güneş bizi aydınlatmak için yaratılmıştır. Nehir, üzerinde kayıkla gezmek için vardır. Son çocukluk yıllarına kadar devam eden bu düşüncenin etkisiyle, pratik bir şekilde akıl yürütmektedir.

Insana yaratılıştan bu tür duyguların verilmiş olması dikkat çekicidir. Acaba, insanın, kendisine sayısız nimetler sunan yaratıcısını araması mı istenmiştir? Madem her şeyin bir gayesi vardır, bizim dünyada yaşamamızın da bir gayesi olduğunu düşünmemiz mi istenmiştir?

Egosantrizmin diğer bir sonucu ise, çocuğun her varlığa bir sanat eseri olarak yapılmış gözüyle bakmasıdır. Ona göre, ırmakların kıvrıla kıvrıla akmasını, karın lapa lapa yağmasını, bulutların seyahat etmesini sağlayan çok güçlü ve büyük bir insan olmalıdır. Mesela, babası gibi birisidir. Bu dönem, çocuğun çevresindeki eşyaları canlı saydığı ve şahıs olarak hayal ettiği bir dönem (animizm) olduğundan,  o gücü de insan olarak algılar.

Bu yaşlardaki çocuklarda, Allah’ı insana benzetme eğilimi vardır. Henüz, mücerret soyut kavramları anlayabilecek durumda olmadıklarından; kavrama kabiliyetleri, ancak görülen (somut) şeylere yöneliktir.  Çocuğa Allah’tan bahsedildiğinde, Allah’ı kendisinin zihni sınırları içerisinde hayal eder. Kendine has bir takım yorumlarla anlamaya çalışır.  Örneğin, daha önce annesi tarafından Allah’ın kendisini çok sevdiği anlatılan bir çocuk, Allah sevgisini anne sevgisine benzeterek “Allah bir kızdır” diye şahıslaştırabilir. Bu, soyutu  henüz kavrayamayan çocuğun somutlaştırarak anlama çabasıdır ve normaldir.

Görülüyor ki, dini sorumlulukların belirli bir yaştan önce başlamamasının sebebi, zihnin henüz olgunlaşmaması ve soyut kavramları anlayamamasıdır. Bu sebeple de, uygun yaşa ve olgunluğa gelmemiş çocuklara, dini bilgiler anlatılırken cümleler dikkatli seçilmeli ve her şey öğretilmemelidir. Özellikle de ceza ve günah içeren anlatımlardan kaçınılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, çocuk buluğ çağına kadar yaptığı hiç bir şeyden sorumlu değildir.

 

Kaynak: Çocuklarımıza Allah’ı nasıl anlatalım? (Prof. Dr. Mehmet Emin Ay)

Ömer Faruk'un Annesi      2 Ağustos 2016